edebiyat


23/11/2009 ·

Sayfa .55 Ölçme ve Değerlendirme
1)E
2)B
3)Arap,Türkçe.
İlk.
Türkçedir.
4)D
5)Köktürk devleti=göktanrı inancı
Uygur devleti=Budizm,mani dini
Karahanlı devleti=İslamiyet
Mesnevi nazım şeklinin özellikleri:
1-mesneviler öğüt verici bir olayı anlatan uzun şiirlerdir.(savaş,aşk,tarihi olaylar ve tasavvuf)
2-mesneviler divan edebiyatında bir bakıma günümüzdeki roman ve hikayenin yerini tutuyordu.
3-beyit sayısı sınırsızdır.
4-her beyit kendi arasında kafiyelidir.(aa,bb,cc...)
5-aruzun kısa kalıplarıyla yazılır.
6-beş mesnevinin bir araya gelmesiyle hamse oluşur.
-mesnevi nazım şekli türk edebiyatında ilk defa ne zaman kullanılmıştır?
11.yüzyılda yusuf has hacip tarafında kutadgu bilig'de kullanılmıştır.
---------------------------------------------------------
11. Yüzyıl: İslami Dönem Türk Edebiyatı'na ait ilk eser 11.Yüzyıl'a ait olan 'Kutadgu Bilig'dir. Yusuf Has Hacip tarafından yazılmış öğretici bir eserdir. Siyaset-nâme niteliğindedir ve 6500 beyitten oluşur. Bu döneme ait diğer bir önemli eser de 'Divânû Lügâtit Türk'tür. Kaşgarlı Mahmut tarafından Araplara Türkçe'yi öğretmek amacıyla yazılmış bir lügâttır. Bu döneme ait önemli bir eser de Edip Ahmet Yükneki'nin öğretici nitelikteki dini kitabı 'Atabetül Hakayık'tır.
12. Yüzyıl: Bu yüzyılın en önemli ismi Hoca Ahmed Yesevi'dir, Türk tasavvuf tarihinin ilk önemli şairidir. Hikmetleriyle büyük ün kazanmıştır. Bu yüzyılın diğer önemli ismi ise Kitab-ı Meryem, Kitab-ı Bakırgen ve Kitab-ı Âhirzaman adlı eserlerin sahibi, aynı zamanda Hoca Ahmed Yesevi'nin öğrencisi olan Hakim Süleyman Ata'dır.
Sayfa 56 Hazırlık Çalışması
Bir topluluğu millet haline getiren değerler o milletin dili, dini ve ırkıdır. Bu üç faktörden ırk birliği önemlidir; ama tek başına millet olgusunu açıklamaktan uzaktır. Aynı ırka mensup olduğu halde değişik milletler oluşturmuş ve dolayısıyla değişik devletler kurmuş insan toplulukları vardır. Dil insanların birbirine bağlayan en önemli faktörlerden birisidir. Ancak, aynı dili konuştuğu halde farklı devletler kurmuş insan toplulukları mevcuttur. Diğer yandan din de insanların bir millet oluşturmasında çok önemli bir faktördür. Farklı dinden olan, farklı mezhepten olan insanlar genellikle farklı milletler oluşturmuşlar, farklı devletler kurmuşlardır. Buna karşılık, aynı dinden olanların mutlaka aynı millet oluşturacakları söylenemez. Zira, aynı dine ve hatta aynı mezhebe mensup olmakla birlikte farklı devlet kuran birçok millet vardır. Görüldüğü gibi bu faktörlerin güçleri hakkında önceden bir şey söylenemez. Bu faktörlerden her biri, değişik yer ve zamanlarda diğerine nazaran daha belirleyici olmuştur
Atatürk'ün türk dili hakkındaki düşüncelerini içeren metin..
''Türk milletinin dili Türkçe'dir.Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay alabilecek dildir.Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu yükseltmek için çalışır.Bir de Türk dili, Türk milleti için kutsal bir hazinedir.Çünkü Türk milleti geçirdiği nihayetsiz felaketler içinde ahlakının, an'anelerinin, muhafaza olduğunu görüyor. Türk dili Türk milletinin kalbidir, zihnidir.
Türk demek dil demektir.Milliyetin çok bariz vasıflarından birisi dildir.Türk milletindenim diyen insanlar herşeyden evvel ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır.Türkçe konuşmayan bir insan Türk harsına camiyasına mesubiyetini iddia ederse buna inanmak doğru olmaz''

Sayfa 60 ve 61
sayfa 60
1-Niçin susuyorsun?
2-Kim birini çagırırsa söze önce o başlar ve insan her zaman diline hakim olmalı,ne konuştuğunu
bilmelidir.
3-Bilgisiz her zaman susmalı,bilgili ise diline hakim olmalıdır bilgilinin sözünde her zaman hikmet vardır..
4-İnsan kendisine birşey sorulunca konuşmalıdır..
5-Dilin faydaları nelerdir???
6-Bilginin iki alameti dil ve boğazdır ruhun nasibi sözdür,kulaktan girer..
7-Sözün esası nedir ve kaç kısımdır?
8_Sözün yeri sırdır söz on kısımdır fakat biri söylenmelidir.
9-Sözün faydası ve zararı ne kadardır?
10-Yerinde kullanılan söz faydalıdır yersiz söz ise zararlıdır.
11-Söz ne zaman çok ne zaman az addedilir.(addetmek:saymak)
12-Söz güzel ne düşünülerek ancak sorulduğunda kısa söylenmelidir çok dinleyip az konuşmalıdır .Söz akılla söylenmeli bilgi ile süslenmelidir.
13-Sözün doğrusu kimden dinlenmeli,söz kime söylenmelidir?
14-Söz bilgiliden büyüklerden dinlenmeli,bilmeyenlere ve küçüklere söylenmelidir.
15-Dili söyletmeli mi susturulmalı mı?
16-Dil doğruyu söyeleyecekse söylenmeli söylenmeyecekse susmalıdır
2.aAdalet: Kün Togdı
Saadet: Ay Toldı
Zeka: Ögdülmiş
Hukuk: Kün Togdı
Mutluluk: Ay Toldı
Hayatın Sonu: Odgurmış
2.b.Akıl bir meşaledir... - Ögdülmiş
Huzur bendedir... - Ay Toldı
Ben işleri doğruluk... - Kün Togdı
ilgili insan fani... - Odgurmuş
2.c.Yazar soyut kavramları (adalet, saadet, akıl, hayatın sonu) somutlaştırarak vermiştir. Somutlaştırmayı bu kavramları temsil eden "Kün Togdı, Ay Toldı, Ogdülmiş, Odgurmış" isimli kahramanlarla sağlamıştır.
3. Kutadgu Bilig, insanlara dünya ve ahiret hayatlarında yol göstermek için yazılmıştır.
4. Dil ve Söyleyiş Özellikleri: Kutadgu Bilig'de Karahanlı Türkçesi kullanılmıştır. Verilen metin parçası ve sözcüklerde yabancı kökenli sözcükler de bulunmaktadır. Edebi bir dil kullanılarak yazılan Kutadgu Bilig yeni bir nazım şeklinin (mesnevi) söyleyiş özelliklerini de yansıtmaktadır.
Kültür Özellikleri: Kutadgu Bilig, İslami dönemin yansımalarının bulunduğu ilk örnektir. Mesnevi nazım şekliyle, beyitlerle yazılması ve İslami unsurların yer alması ve döneminin ahlak anlayışını ortaya koyması bakımından eser önemli bir kaynak durumundadır.
5.a.-Her insan diline hakim olmalıdır.
-İnsan, kendisine bir şey sorulunca konuşmalıdır.
-Söz, ruhun nasibidir.
-İnsan, konuşmaktan çok dinlemeyi öğrenmelidir.
-Söz, yerinde kullanılırsa faydalıdır.
-Söz, güzel, düşünülerek, kısaca söylenmelidir.
-Söz, bilgiliden ve büyüklerden dinlenmeli; küçüklere söylenmelidir.
-Dil, her zaman doğruyu söylemelidir.
5.b.Kutadgu Bilig'de savunulan ve öğüt niteliğinde verilen düşünceler, bugün hala geçerliliğini korumaktadır.
6.-Aruz ölçüsünü kullanmıştır.
-Eserini sembolik olarak yazmıştır.
-İslami dönemin ilk edebi ürününü yazmıştır.
-Türk edebiyatındaki ilk mesneviyi yazmıştır.
-Türk edebiyatındaki ilk siyasetnameyi yazmıştır.
-Eserini öğretici (didaktik) tarzda yazmıştır.

Sayfa 61 4. etkinlik
Dil ve Söyleyiş Özellikleri: Kutadgu Bilig'de Karahanlı Türkçesi kullanılmıştır. Verilen metin parçası ve sözcüklerde yabancı kökenli sözcükler de bulunmaktadır. Edebi bir dil kullanılarak yazılan Kutadgu Bilig yeni bir nazım şeklinin (mesnevi) söyleyiş özelliklerini de yansıtmaktadır.
S.62 Etklinlik
A.MESNEVİ
B.ARUZ ÖLÇÜSÜNÜN KISA KALIBI KULLANIŞI
UYAK ŞEMASININ AA BB CC OLMASI
S.641.ahlak ve öğüt vermek için ve bilginin onemını belırtmek ıcınn

2.adip ahmet bilginin hayatta en onemlı şey olduğu hakkında öğütler vermiş bilgilinin her işinin iyi olduğunu belirtir
3.a) saadet yolu bilgi ile bulunur,kemik için ilik ne ise insan için bilig odur,br bilgili bin bilgisize bedeldir,bilgiyi Çin de bile olsa arayınız......
b)gecerlilğini korur bili herzamn onemlıdır ınsanlıktarıhı bılgı ıle gelışır.
4.a)bilgisizlikten ne kadar halk kendı elıyle put yapıp rabbım budur dedi
b)bin bilsende bir bilene danış,bilmemek ayıp değıl orenmemek ayıp....
5.hem dortluk hem beyıtten yazılmışislami kulturun etkısıyle beyıtler kullanılmış
6.islami donem 2. eser yazmış,eserin dil bilim acısından onemlı , eser dıdaktık yonde ele alınmış, hem dortluk hem beyıt kullanılmış

SAYFA 66 Etkinlik CEVAPLARI
1.Her dörtlüğünde hgikmet olduğu için şiirlerine hikmet adı vermiştir.Hikmet tasavvufi bir terimdir.
2.Dörtlüklerin son dizesinde de belirttiği gibi, Hz. Peygamber 63 yaşında toprağa girdi. Bende bu yaştan sonra toprağın altında yaşamalıyım diyerek, kendisine toprak altında bir hücre yaptıran Ahmed Yesevi'nin o günlerde meydana gelen bir olay, şöhretinin bütün Türkistan havalisine yayılmasına vesile olmuştu.
3. **Hikmet tarzı şiir geleneğinin ilk şairidir.
**Dini tasavvufla uğraşan şairimizdir.
**Yesevi tarikatının kurucusudur.
4.Ahmet Yesevi tasavvufla uğraşan şairlerimizdendir.Tüm yaşamını insanları islamiyet konusunda bilinçlendirmeye adamıştır.Metnin yazılış amacıda insanları islamiyet hakkında bilgi vermektir.
5.Halk edebiyatı geleneğinin devamı ,Tasavvuf Tekke Edebiyatı'nın başlangıcıdır.
ETKİNLİK
'Hakaniye Lehçesi'' ödevi cevapları
Hakaniye Lehçesi dendiği zaman akla Kaşgarlı Mahmut'un en çok beğendiği, öyle ki "Kaşgar dili","Kaşgar Türkçesi" olarak da adlandırılan, bir diğer şekilde "Karahanlı Türkçesi" (Karahanlıca)dilinin devirlerinden biri gelir.
Kaşgarlı'nın şivelerle karşılaştırılırken "Türkçe" diye adlandırdığı Hakaniye lehçesi, ilk Türk yazı dilidir.Bu yazı dili devresinden gelen eserlerin büyük kısmı Uygur yazısı ile yazılmış olduğundan bu döneme Uygur dönemi(devri), bu yazı diline de Uygurca denilebilir
SAYFA 68 Sorular
1) türkçenin arapça kadar seçkin bir dil olduğunu göstermek amacıyla yazılmıştır.
2)divanü lügati't türk ile birlikte sözlük yazma geleneği başlamıştır. divanü lügati't türk türkçesidir.
3) islamiyet: islami dönem ilk eserlerinden en önemlisini kaleme almıştır.
arapça: eserini arapça olarak kaleme almıştır.bu durum onun arapçayı iyi bildiğinin göstergesidir.
türk kültürü:yaşadığı dönemin kültürünü yansıtmış ve günümüze kadar ulaşmasını sağlamıştır.
gezgin:türk türkmen yağma çiğil kırgız gibi türk boylarını dolaşmıştır.
dil bilimi:dil bilimi açısından o dönemin yaşayan sözcüklerin kelime kökleri eserine alınmıştır.
islamiyet öncesi sözlü ürünler:sagu koşuk sav gibi sözlü edebiyat ürünlerini dinleyerek yazıya geçirmiştir.
etimoloji:türkçenin ilk etimoloğudur.
türkçe:türkçenin ilk sözlüğünü yazmıştır eserinde 7500 sözcük yer alır.
SAYFA 69 ve 70
4a.Atatürke göre türk milleti demek türk dili demektir.türk dili kutsal bir hazinedir.çünkü bir toplumu millet yapan herşey dil sayesinde olur.bu sebeple türk dili türk milletinin kalbidir.
b.Kaşgarlı mahmut türk diline en büyük katkıyı yapanların başında gelmektedir.çünkü o dönemin maddi ve manevi kültür unsurlarını türkçenin bünyesince,türkçenin en eşsiz hazinelerinden biridir.
Kaşgarlı Mahmut ve Atatürk'ün Türk dili ile ilgili ortak görüşleri:
-Türk milleti demek Türk dili demektir.
-Türk milletinin her şeyi dilinde yaşamaktadır.(sevinci, üzüntüsü, öfkesi ...)
-Türk dili, dünyadaki en zengin dillerden biridir.
-Türk dili, yabancı dillerin saldırısından korunmalıdır.
-Türk dili zengin ve köklü bir dildir.
Türk dilinin 20 ülkede ve birçok özerk bölgede milyonlarca kişi tarafından kullanılması Türklerin hangi özelliğini gösterir?
Türkçe'nin büyük dillerden biri olduğunu gösterir. (Türkçe dünyanın 5. büyük dilidir.)
Kutadgu Bilig,Divan-ı Hikmet,Divaü Lügati't-Türk ve Atebetü'l Hakayık metinlerinden hareketle o dönemde benimsenen ve kültürel farklılaşmaya neden olan yeni değerler nelerdir?
Kültürel farklılaşmaya sebep olan İslam dininin kabulüdür. Adı geçen eserlerde İslami terimler ve isimler kullanılmaya başlanmıştır.
Türkçenin günümüzdeki durumu?
Türkçe günümüzde yabancı dillerin (özellikle İngilizce) etkisi altındadır. Nasıl ki bir dönem Farsça ve Arapça, Tanzimattan sonra Fransızca etkisine girdiyse şimdi de İngilizcenin etkisinde.
Atatürk'ün Türk dili için gösterdiği hedeflerin bugün neresindeyiz?
Atatürk saf Türkçeden yanaydı. Üstteki yorumdanda anlayacağınız üzere bugün saf Türkçeden söz etmek mümkün..



Yorum (yok) Yorum yaz!

10sınıf dil ve anlarım kitabı cevapları


3/11/2009 ·

S.15 Ölçme ve Değerlendirme Soruları

1.panel,saygı nezaket
2.y,d,y,d,y
3.b
4.C
5.D
6.TARTIŞMADA KURALLAR VARDIR MÜNAKAŞA DA YOKTUR....
7.KONU DIŞINA ÇIKMAMAYA...
8.TARAFSIZLIĞI

Sayfa 23
1.*güncel konular
*göndergesel
2.d,d,y
3.c
4.e

ünite sonu ölçme ve değerlendirme
1.d
2.a
3.c
4.d
5.e
6.b
7.a
8.e
9.d
10.e
11.e

Anlatıma Hazırlık
Sayfa 27
Hazırlık
1.Yarışmalara hazırlık yapmadan katılan bir sporcunun başarılı olup olmayacağını sebepleriyle açıklayınız.
Cevap:Başarılı olma ihtimali düşüktür;çünkü alt yapı olmalı zemin sağlam olmalı.
2.Duygu ve düşüncelerinizi sözlü olarak mı yoksa yazılı olarak mı daha rahat ifade edersiniz?
Cevap:Yazılı kişinin yüzüne söyleyemediğim şeyleri yazarak söyleyebilirim.
3.Duygu ve düşüncelerinizi ifade etmede okuduğunuz kitapların nasıl bir katkısı vardır?
Cevap:Kelime dağarcığımızı geliştirir.
4.’’Bakar kör’’ deyiminden hareketle, bakmak ile görmenin farkını açıklayınız.
Cevap:Bakmak =anlamak , görmek = aydınlatmak.
5.’’Kitap istikbale yollanan mektuptur.’’ Cemil Meriç’e ait bu sözden anladıklarınızı birkaç paragraf halinde yazıp sınıfta okuyunuz.
Cevap: kitap okumak ilk başta faydasız görülür.anlık faydası olmasına rağmen çok belirgin değildir.zaman geçtikçe, insan hayata atladıkça okuduğunun faydasını görmeye başlar.bunu kendiside fark eder.istikbale yol alan mektup derken bu kastedilir.
6.Hangi şair ve yazarların üslubunu beğendiğinizi nedenleriyle söyleyiniz.
Cevap:Reşat Nuri Gün tekin türkçeyi yalın halinde sade şekilde kullanması.

Sayfa 27
1.Etkinlik
’lirik şiir’’ hakkında hazırlık yapmadan bir metin yazınız.
Cevap: Lirik şiir: Toplumun hemen her kesimini ilgilendiren sevinç,coşku veya acı gibi ortak duyguların veya aşk, ayrılık, özlem gibi bireysel duyguların coşkulu bir tarzda işlendiği şiirlere lirik şiir denir.
Bu konunun anlatımında kendinizi başarılı görüp görmediğinizi nedenleriyle söyleyiniz.
Cevap:Evet başarılı gördüm.

Sayfa 28
Sorular
1.’’Hüzünlü dönüş’’ adlı metinde yazar neyi, niçin, nasıl anlatmıştır?
Cevap:Peyami Safa hakkında anlatmıştır
2.Neyi, niçin ve nasıl anlatmak gerektiği üzerinde düşünmeden konuşmanın ve yazmanın tutarlı olup olmayacağını nedenleriyle belirtiniz.
Cevap:Anlatımın kanıtlayıcı yönü olması.
3.Yazar, metni hazırlarken hangi kaynaklara başvurmuştur?
Cevap:Peyami Safa hakkında bilgi bulunan kitaplardan ansiklopedilerden faydalanmıştır.
4.Kaynak gösterilmesi metni hangi yönlerden etkilemiştir?
Cevap:Kanıtlayıcı yönüyle.
5.Alıntı yapılan kaynakların ne şekilde verildiğini çeşitli kapıları inceleyerek söyleyiniz.
Cevapipnot şeklinde.

Sayfa 29
Sorular
1.metinde hangi konu üzerinde durulmuştur?

Cevap:istanbulun güzelliklerinden bahsedilmiştir.
2.yazarların konuya bakış açılarının aynı olup olmadığını açıklayınız.
Cevap:her yazarın bakış açısı farklıdır. Örneğin bir yazar bir konuya ön yargılı yaklaşır farklı bir yazar ise o konuya farklı yaklaşır.
3.kültür birikiminin,deneyimin ve çevrenin anlatıma nasıl bir etkisi olduğunu açıklayınız.
Cevap:çok etkisi vardır.

Sayfa 30
2.etkinlik
 “gece ve “beş şehir” metinlerinde bütünlüğü sağlayan öğeleri bulunuz. Bu öğelerin anlamlı bir birlik sağlayacak şekilde bir araya getirilip getirilmediğini açıklayınız.
Cevap:anlamlı bir birlik sağlamazlar her yazının kendi teması ve ifade biçimi vardır.

Sayfa30
Sorular
1.”gençliğe hitabe”metninin hedef kitlesini ve yazılış amacını belirleyiniz
cevap:Türk gençlerine yazılmıştır.vatana sahip çıkmaları için
2.hedef kitlesinin ve yazılış amacının metnin anlatımını nasıl etkilediğini açıklayınız
cevap:hedef kitlesinin belli olması o kişiye karşı hitapta bulunması açısından önemlidir.
3.metinden Atatürk’ün tecrübelerini gösteren cümleleri bulunuz.
Cevap:seni,bu hazineden ,mahrum etmek isteyecek,dahi ve harici,bedhahların olacak.
4.bu metin sizde nasıl bir duygu uyandırdı?
Cevap:Atatürk’ün bize çalışmamız gerektiğini ve çalışmamı istediğini uyandırdı.

Sayfa31
Sorular
1.metinden kişisel gözlemlerin anlatıma yansıtıldığı cümleleri gösteriniz.
Cevap:ben farkına varmıyorum,adanın tepesine doğru gittiklerini görürdüm,içim cız ederdi.
2.metinden hareketle anlatımda gözlemin önemini belirtiniz
cevap:gözlem olduğu zaman kanıtlayıcı olmuş olur.

Sayfa31
4.etkinlik
hangi metin ve konuşmalarda gözleme ihtiyaç duyulur.açıklayınız
cevap:her yazıda ihtiyaç duyulur(makale,gezi yazısı,deneme vb.)

sayfa 32
7.etkinlik
yine yalnızım bu sokaklarda gidiyorum bilmeden nereye gittiğimi korkuyorum bana bakan o karanlık sokaklardan sanki üstüme üstüme geliyor sokaklar.
O eski korkunç günlerden biriydi yine rüzgar ve yağmur bütün sinirini çıkarırcasına nereye denk gelirse vuruyordu. Güneş eski güneş değildi.bulutlar,onun güzelliğini kıskanır gibi üzerini örtmüşlerdi.kazalar,çığlıklar,hasarlar hepsi bir aradaydı insanlar bu felaketin bitmesini çaresizlikle beklediler.


32. sayfadaki metinler

SONSUZLUK BU MU?
Sokaktayım,kalabalık bir sokak arasında
Koşuyorum,etrafıma bakmadan koşuyorum
Yolumun ufukla kesişen noktasında
Sanki beni çağıran bir uçurum görüyorum
33. Sayfa 12.Etkinlik
Bu metinelrde bireysel zevk ve anlayışın etkisi büyüktür..yani bireysel zevk ve anlayış yazarın eserine yansır..Çünkü Beş şehir ve Gece metinlerinde İstanbul anlatılıyor..Fakat ikiside aynı değildir..Biiri tarihi olarak bakıyor biri akşamki güzelliğini eserinde yansıtıyor...Sonuç olarak:zevkler farklı olduğundan aynı konu hakkındaki eserlerde farklı olur..

S.34 hazırlık soruları

1.Sevgi,aşk,özlem ,kıskançlık vb.
3.Sana kalmış.
4.Vatan millet aşkıyla yazılmış.Ayrıca şehitlere duyulan saygıve sevgi duygularıylada yazılmıştır.
5.İnsanların mutluluğa ihtiyaç duyduğu,özgür olmadan mutlu olunmayacağını ve mutluluğu paylaşmak deyimine deyinmiştir.
2. Çalışkanlık ve özgüven
Bütün insanlar yaşamlarını kontrol altında tutabilmek isteğindedirler. Herkes daha başarılı olabileceği bir noktaya giden yolda bir yol haritasına gereksinim duyar. Yani plan ve programa. İşte bu noktada karşımıza iki önemli yapısal özellik çıkar; Özgüven ve bir işi başarma azmi yani çalışkanlık. Gelgelim, hepimiz bizi şekillendiren alışkanlıkların ve değerlerin ürünleriyiz. Biz ne denli başarma azmi ve özgüvenle donatılmış olsak da çocukluktan başlayagelen alışkanlıklarımız, çevrenin, ailenin, kültürel yapının etkileme gücü ile bizde varolanı törpüleyip bilinci değil de bilinçaltını güçlendirebiliyor.

Adam çalışkan, çalışkanlığı ile de bugün Türkiye'de futbol gündeminin bir numaralı çalıştırıcısı. Bilerek veya bilmeyerek, bir insan için çalışkanlığın en büyük değerlerden biri olduğunun ayırdında. Ayrıca insanlık tarihine baktığımız zaman bütün büyük işleri çok çalışkan ve azimli insanların başardığı da ortada. İster büyük kuruluşlara, bütün büyük takımlara, büyük insanlara yakından bakın, onların ortak özelliğinin azim ve iş disiplini olduğunu görürsünüz. Kıtaları birleştiren köprülerden tutun da, insanın evreni keşfetmek için yaptığı uzay yolculuklarına kadar bütün insan eylemlerinin esrarlı bir yanı yoktur. Bunların hepsi, uzun süre planlı, programlı ve iş ahlakına dayalı çalışmaların eseridir.
Söz konusu iş ahlakı olduğunda bir teknik direktör için taviz asla yoktur. Belki başarı için başka alternatifler de vardır ama bunların hiçbiri çalışkanlık kadar değerli ve sonuç alıcı değildir. Diğer yolları seçmek, kolay yoldan başarı elde etmek, kestirmeden zengin oluvermek anlamına gelir ki bu tür kazanımlar asla kalıcı ve uzun ömürlü olamaz.
İmparatorumuz çalışkanlık gibi başarının en önemli unsuruna sahip olduğu halde bazen yaşama doğru yerden başlamamanın sıkıntısını yaşıyor. Bu durumu yerel maçlarda fazla sıkıntı yaratmıyor çünkü takımı ile diğerleri arasında büyük farklar var. Ancak uluslararası maçlarda bilinçaltı devreye girerek belki de istemediği halde birtakım mazeretlerden medet umar duruma geliyor. Kazandığı prestijin yara almaması için bir anda "Onların 18 yabancısı var benim ise kaybedecek birşeyim yok" deyiveriyor. Bu belki de bir dil sürçmesi ama biz dil sürçmelerinin biliçaltındaki gerçekleri dışa vurma yöntemi olduğunu biliyoruz.
Koşullar ne olursa olsun bir teknik direktör insanı yetkinleştirenin iş yani emek olduğu gerçeğini hiçbir zaman elden bırakmamalı. Ancak çalışma ile elde edilen kazanımları üst düzeyde üretime dönüştürmenin bir yolu da motivasyondur. Bir ekip birtakım mazeretlere sığınılarak motive edilemez. Böyle anlarda teknik direktörün görevi oyuncularının kapasitelerini sınırlamak değil onların içindeki potansiyeli açığa çıkarmaktır. Yani insanlara yapabileceklerini düşünmedikleri şeyleri yaptırabilmek. Bunun için de bugüne kadar elde edilen kazanımlarla yetinmeden yaşamda olumlu değişikliklerle birlikte yeni ufuklara yönelmek gerekiyor. Olumlu insan yeni hedeflere ve değişime bir fırsat olarak bakar. İyi bir hoca zamanın çoğunu eylemle, azını ise şikayetle geçirir. Şikayet edilen zaman ise, başka bir şey için kullanılabilecek enerjinin ziyan edilmesidir.
Sayfa 35
Sorular
1.hikayenin konusu nedir?
Cevap:hayattan bezmiş bir postacının işini yapmasıdır.
2.”Ömer-i tehi” hikayesinde hakim olan duygu nedir?
Cevap:yalnızlık
3. ”Ömer-i tehi” hikayesinde verilmek istenen duygu ve düşünceler hangi kişi,yer,zaman ve bağlamla sınırlandırılıp somutlaştırılmıştır?
Cevap:yer=sokaktır.zaman=sabah vakitleridir.kişi=ömerdir.bağlam=ömerin isyanı

Sayfa36
1.etkinlik
1.şiirlerin temasını bulunuz.
Cevap:yalnızlık
2. ”Ömer-i tehi” hikayesi ile bu şiirleri tema bakımından karşılaştırınız
cevap: . ”Ömer-i tehi” hikayesinde de yalnızlıktan söz ediliyor fakat o düz yazı şeklinde yazılmıştır.
3.özgürlük,yaşama sevinci,ölüm,hoşgörü vb duygular tüm insanlarda ortak olmasına rağmen bunların ifade ediliş biçimleri farklıdır.buna göre metinlerdeki duyguların dile getiriliş yönünden karşılaştırınız.
Cevap:herkezin düşünceleri farklıdır. Her birinin yaşadıkları dönem farklıdır.
5.şiirde hangi duyulardan yararlanılmıştır.
Cevap:dokunma,işitme görme gibi duyulardan yararlanmıştır.

Sayfa 37
4.etkinlik

BAKIŞLAR
Yine benden yüksek bir not almıştı sınavda.Ne kadar çalışırsam çalışıyım bir türlü geçemiyordum onu.Artık bu durumdan iyice sıkılmaya başlamıştım.Ve bir karar aldım diğer sınavda onu kesinlikle geçecektim.
Sınav oldukça zordu.Yaptığım cevapları toplasak beş puan etmezdi ama ben yine de geçecektim onu.Sınav sonrası öğretmenle beraber öğretmenler odasına gittim.Biri sorarsa niye geldiğimi tebeşir almaya geldim diyecektim.Ama hiçbir şey olmadı sınav kağıtlarının nereye konulduğunu gördüm ve birkaç tebeşir alıp çıktım.Öğlen öğretmenler odası boşalınca hemen içeri girdim ve sınav kağıtlarını çıkardım.Ve planım isimlerimizi değiştirmekti... Öyle de yaptım ve çıktım odadan.Şimdi sıra sınav sonuçları okunduğu gün onun suratını görmekti.
Ama öyle olmadı...O gün arka sıramı terk edip en öne oturdum öğretmenin 'aferin!' diyişini daha yakından duyabilmek için.Ve yazılılar okunuyordu.'ali dört ! aferin!' , 'Aslı beş , aferin Aslı! '....' Ezgi sıfır ! umarım bir dahakine çalışma sitilini değiştirirsin' . Dünya başıma yıkıldı öyle utandım ki ama öğretmenin durumu anladığından değil bakışlarından utandım.Bir daha da kıskanmadım kimseyi,ne zaman aklımdan öle bir şey geçse hemen öğretmenin bakışları geldi gözümün önüne...

Anlatımda sınırlandırma
1.”sanat,psikolojik roman,eylül,edebiyat,roman”kavramlarını genelden özele doğru sıralayınız.
Cevap:Eylül-psikolojik roman-roman-edebiyat-sanat
2.televizyonlarımıza ulaşan görüntülerin kalitesinde ileti,verici ve alıcının özellikleri ne kadar önemlidir?
Cevap:anlamak ve anlatmakla biter her şey
3.konu ve tür serbest bırakıldığında öğrencilerin çoğunun yazı yazarken zorlanmasının sebebi ne olabilir?
Cevap:öğrenciler zorlanır çünkü konu geneldir.örneğin sanat dense öğrenci sanatı hangi konudan ele alsın mimari mi? Edebiyat mı? Müzik mi?
4.yazılara başlık konulmasının sebebi nedir?
Cevap: başlık yazının özetidir.
5.bir denizi bardağa döksen denizin alacağı yine bardak kadardır. Sözünden ne anlıyorsunuz.
Cevap: kapasite ne ise odur.
6.futbol sahasında çizgiler olmasaydı ne olurdu?
Cevap:belli kurallar olmazdı.


sayfa 39'daki 2.metinin soruları
1. Soru: İyilik, uygun bir başlık olur.
2. Soru: İyilik teması başlık dışında yaşlı kadının genç doktoru misafir etmesi ve trenden inecek yolcuları beklemesiyle somutlaştırılmıştır.
3. Soru: Soyut olan temayı olay, kişiler, zaman ve anlatılan konu ile somutlaştırırız.


SAYFA 40 ÖLÇME DEĞERLENDİRME:

1).........davranışlar ve sözler.........
2)D-Y
3)E
SAYFA 41 Ölçme değerlendirme
1)etkili bir iletişim için dil gerekir.
2)en önemli öge dildir.cünkü dil olmassa ileişim sağlanmaz.

SAYFA 41

Hazırlık
1.etkili bir iletişimin gerçekleşmesi için neler gereklidir?
Cevap: dil,dilin doğru kullanılması
2.sizce iletişimde en önemli öğe hangisidir?
Cevap: en önemli öğe dildir.çünkü dil olmadan iletişim olmaz
3.anlatımda üslubunuzu amacınıza ve muhatabınıza göre değiştirir misiniz?
Cevap: Alıcının durumuna göre değiştirilir.Bunun nedeni ise anlatımı daha etkili kılmak ve karsınızdakilerin sizi daha iyi anlamasıdır.

SAYFA 43 2.etkinlik

gönderici.....yazar....şair....yok
ileti......?...........her şey sennde gizli diyor.....ruh ve beden arasındaki ilişki
kanal...yazı ile.....şair.....yazı
alıcı.....biz(okuyucular).....okuyucular....okuyuc ular
sayfa 43 ölçme değerlendirme
1)Gönderici,alıcı,kanal,ileti ve şifre gibi iletişim ögeleri rol ve işleve göre şekillenir.
2)D--Y--Y
3)Doğrudan etkiler.Örn:bilgi vermek isteniyorsa önceden araştırma yapılır.Duygu vermek istiyorsa şiir yazar.
SAYFA 47. 6.etkinlik

1.METİN(HİKAYE)......ÖZNEL...DOĞRUDAN...SOMUT
2.METİN(ŞİİR)..........NESNEL....DOĞRUDAN....SOMUT
3.METİN.............ÖZNEL.........DOLAYLI......... .SOMUT
4.METİN.........ÖZNEL......DOĞRUDAN............... SOMUT

41.sayfa hazırlık soruları

1.dil,dilin doğru kullanılması
2.en önemli öge dildir.çünkü dil olmadan iletişim olmaz
3.alıcının durumuna göre iletişim değiştirilebilir


Sayfa 44
Hazırlık
1. Dili geçmiş zaman eki:Eğer bir olay geçmişte yaşanmış ise ve bizde bu olayı bizzat görmüşsek o olay anlatılırken hikaye geçmiş zamanı kullanırız.
-Miş li geçmiş zaman:Olay yine geçmişte yaşanmışsa ama biz bunu görmemiş başkasından duymuşsak o zaman rivayet geçmiş zaman eki kullanılır.
2.-dönemin zihniyeti
-bireysel zevk ve anlayışlar
-dil ve uslup teknikleri
-anlatıcının bakış açısı
-anlatıcının tavrı
3.Trafikteki şöför için sıkıntı,sokak çocuğu için yalnızlık,çiftçi için sevinç,şair için bir ilham kaynağıdır.
1.etkinlik
İki ifadede doğrudur.İstanbul hem güzel hem de kalabalıktır.
2.etkinlik
Farklılığa dayanan ifadeler vardır.Tartışılabilir.

Biz birde bu metine başlık koyduk.''Hayata bakış açısı''

Sayfa 45
1.1.metin tartışılır.2.metin tartışılmaz.
2.1.metin sanat yapmak amacıyla 2.metin bilgi vermek amacıyla yazılmıştır.
3.Anlatılır.Her yazar kendine doğrularına ve baakış açısına göre metin yazar.

3.etkinlik

Çay konulu öznel anlatım:Senin çayla ilgili düşüncelerin sevip sevmemen gibi..
Çay konulu nesnel anlatım:Çayın tarihçesini yazabilirsin.

4.etkinlikte aynı şekilde öznel analatımda kendi düşüncelerin nesnel anlatımda bilgi vermek (Kapadokya'nın tarihi)
Sayfa 46

1.soru
Senelerden beri leylek görmüyorum.
Geçen gün sokakta gölgeleri mor ve ........................ takırtısıyla durdum.
Senelerden beri hasret kaldığı......................gülümsemesiyle gerilmişti.
Leylek yaz mevsimini kuşu değil bizzat yazdır.
Kırmızı gagasının takırtısı ,sese dönüşmüş bir sıcak temmuzdur.
2.soru
Sonradan öğrendik ki mısırlılar......................öldürüyorlarmış.


Sayfa 47

6.etkinlik
1.metin :öznel,doğrudan ,soyut
2.metin:nesnel,dolaylı,somut
3.metin:nesnel,dolaylı,somut
4.metin:nesnel,dolaylı,somut
3.etkinlik

Susuz yaşam mümkün değildir.İnsan gıda almadan haftalarca yaşayabilir.,fakat su içmeden birkaç gün yaşamını sürdürebilir.Biyologlar "susuz hayat olmaz" derler. Bu insanın biyolojik yapısının tartışmasız gerçeğidir.Antik çağda doktorlar hastalarını suyla tedavi ederdi. Su en eski güzellik malzemesi ve en iyi doğal ilaçtır. Temizler, canlandırır, zindeleştirir, güzelleştirir. Yani su hayat iksiridir.
İnsan vücudunun %70’i sudan oluşmuştur.İnsan vücudu susuzluğa en fazla 3 gün dayanabilir.Su bize aynı zamanda doğal güzellik verir. Vücudu temizler ve önemli besin maddelerini organlara taşır. Suyun içerdiği mineraller ve eser miktardaki elementler dokular ve kemikler için hayati önemi olan yapı taşlarıdır.
SU İLAÇTIR
• Su, vücudu içten temizler.Saç ,deri,tırnaklar bunların hepsinin sağlıklı ve temiz olması için suya ihtiyacımız vardır.
• Su,çok içildiğinde vücudun atıklardan temizlenmesini sağlar.
• Su, fazla içildiğinde sindirim sistemi ve metabolizma,böbrekler,kalp ve dolaşım görevlerini daha iyi yaparlar.Bu da organlar ve özellikle deri için iyidir.
• Su bize hayati önemi olan maddeleri sağlar.Taşıma aracı olan kan olmasa vücudumuzda hücreler metabolizma işlemini devam ettiremezler. Kan büyüme hücreleri ve organları hayati önemi olan maddelerle besler.Ne kadar fazla su içersek ,kan daha iyi akar ve vücut fonksiyonları daha iyi çalışır.
• Su, doyurur ve diyetlerde çok içilmelidir.
Bu yüzden içme ve kullanma suyu sürekli ve güvenilir bir şekilde temin edilebilmelidir.İnsanların içme,kullanma endüstri ve tarımsal sulama gibi ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra su çeşitli nitelik değişimlerine yani kirlenmeye uğramaktadır.Ayrıca kullanılan su tekrar doğaya geri verilmektedir.Bu nedenle içerik ve miktar açısından son derece kısıtlı olan su kaynakları da kirlenmektedir.Kullanılma özellikleri yok olmakta ve olumsuz sonuçlar açığa çıkmaktadır.
Bütün bunların sonucu olarak çevre temizliğine dikkat etmeliyiz.İçme suyu kaynaklarımızın korunması daha uzun süre temiz ve sağlıklı su içmemizi sağlar.Ayrıca depolarda sağlıklı şekilde toplanan sular binalarda hidrofor depolarında bekletilmeden kullanılmalıdır.Hidrofor depoları en az yılda bir defa temizlenip bakımı yapılmalıdır.Şebekede basınç yeterli olduğu için hidrofor depoları kullanılmayıp içinde su bekletilmektedir.Bu bekleyen su şebeke kesintilerinde bina içine verilmektedir. Bu durum sakıncalıdır.Depoda bekleyen suyun belli aralıklarla kullanılması ve suya devirdaim yaptırılması gereklidir.Aksi takdirde hidrofor deposunda uzun süre bekleyen suyun özellikleri değişebilir.Şebekeden sağlıklı bir şekilde gelen suyu temiz ve bakımlı hidrofor depolarında toplayarak kullanmalıyız. Hidrofor depolarının bakımı ve temizliğini KASKİ Genel Müdürlüğüne müracaat edildiği zaman yapılmaktadır.

S.47

1)''bu nednle kuramsal olarak güney yarı küre,kuzzey yarım küreden daha kısa ve daha sıcak yazlar,daha uzun ve daha soğuk kışlar geçirir''
''kuzey yarı küre güneşe yöneldiğinde kuzey yazları ortaya çıkar;kuzey kışlarındaysa güney yarı küre güneşe döner''
2)bütün cümleler olabilir.çünkü yazar öznel bir anlatım yapmış
3)1.metinde soyut kelimeler ve cümleler vardır.
2.metinde somut kelimeler vardır.
4)anlatımı güçlendirir.hayat etmemizi kafamızda o düşünceyi tasarlamamızı sağlar.
5)bence olay metinlerinde kullanılır.
6)metnin konusuna göre kişi anlatımını ona göre hazırlar ona göre düşünceler üretir

S.48 Ölçme ve Değerlendirme
1.soru : (sırayla).somut,nesnel anlarım,öznel anlatım,dolaylı anlatım ,doğrudan anlatım.
2.soru : (sırayla) y,y
3.soru : E
4.soru : B
5.soru : B
6. Anlatımın öznel veya nesnel dolaylı doğrudan somut veya soyut olması bakımından etkiler
7.soru : Somut Anlatımda,görülen,işitilen duyularla algılanan warlıklardır.
Soyut Anlatımda,5 duyu ile işitilmeyen anlatımlardır..

sayfa 50
1)dilimiz metni daha sadedir çünkü fazla bilmediğimiz kelimeler yoktur
2)dilimiz metni sadedir lisansımız metni ise değildir
3)uzun cümleler onlamı olumsuz etkiler anlam bozukluklarına neden olur okuyucuyu sıkar
4)sanatsal ifadelerde anlatımı zorlaştırmaktadır
2. etkinlik
1)mütünasip-orantılı,uygun-aynı anlamda
2)meftun-gönül vermiş,tutkun-aynı anlamda kullanılmiştır

Yorum (yok) Yorum yaz!

10sınıf edebiyat kitabı cevapları


3/11/2009 ·

Lise 10. Sınıf Edebiyat Dersi Tüm Kitabın Cevaplari

SAYFA 10 ödevi:
1- B
2- D
3- edebi eserler tarihi olayları yansıtır ve bilgi verir
4- D, D, Y
5- uygarlık tarihini, atom bombasının atılmasını
6- edebi eselerden hareketle bir milletin duygu ve düşüncede geçirdiği evreleri inceler: edebiyat tarihi
Toplumların yaşadıkları olayları sebep-sonuç ilişkisi içinde inceler: tarih
Toplumların yaşamlarını her bakımdan inceler: uygarlık tarihi
Fikir duygu ve hayallerin söz veya yazı ile edebi şekilde ifade edilme sanatıdır: edebiyat
SAYFA 11 ödevi:
1-a) tarihi daha iyi öğrenebilmek için dönemlere ayrılmıştır. Tüm dünyayı etkilediği için bu olaylar kullanılmıştır.
b) evet
SAYFA 12 ödevi:
1-a) göç destanı
Kişiler: Uygur sultanı
Zaman: Uygurlar dönemi
Mekan: turfan, selenge, tola ırmakları ve çin
Mitolojik unsurlar kullanılmıştır ve olağanüstüdür.
Zihniyet: gelenek görenekleri, savaşları, akrabalıkları, yaşayışları görülüyor.

Kıssa-i Yusuf ödevi:
Yapı: beyitlerle yazılmıştır. Mesnevidir. Aruz ölçüsü kullanılmıştır. Hz.Yusufun hayatı anlatılmıştır
Dil ve anlatım: islamiyetin etkisiyle ortaya çıkan Osmanlı Türkçesi
Zihniyet: İslam kültürünün edebiyata yansıması
Araba sevdası ödevi:
Yapı: bihruz beyin hayatı. Batılılaşmanın etkisi. Bihruz beyin evinde geçmiş bir metin
Dil ve anlatım: batı kültüründen etkilenerek yazılmış. Düz yazı
Zihniyet: Tanzimat dönemiyle batılılaşmanın etkisi
b) destan: İslamiyet öncesi dönem
mesnevi: İslami dönem
roman: batı etkisinde gelişen türk edebiyatı dönemi
SAYFA 13 ödevi:
2- a) gazel:
Beyitlerle yazılmıştır. Aruz ölçüsü kullanılmıştır. Dili ağırdır. Yabancı kelimeler çoktur. Divan edebiyatı ürünüdür.
Koşma:
Dörtlüklerle yazılmıştır. Hece ölçüsü kullanılmıştır. Dili sadedir. Aşık tarzı halk edebiyatı ürünüdür.
b) halk edebiyatı halka divan edebiyatı ise okumuşlara hitap eder.
SAYFA 14 ödevi cevapları:
1- E
2- D
3- D
4- mesnevi: beyit
Roman: batı uygarlığı
Destan mitolojik öğeler
5-D, D, Y
SAYFA 15 ödevi cevapları:
1- E
2- E
3- E.
4- D, D, D
5- tercümanı ahval, batı etkisinde gelişen türk edebiyatı, şiir ve inşa
6- D
7- C
8- İslamiyet .öncesi türk edebiyatı: Şamanizm, yuğ, göktanrı, bozkurt
İslami dönem türk edebiyatı: tasavvuf, kaside, minyatür, aruz
Batı etkisinde gelişen türk edebiyatı: roman, opera, gazete, batılılaşma
9- D
10- A
11- D
12- yaşadığı dönemin etkisinde kaldığı için
13- C
SAYFA 17 ödevi cevapları:
1- geçim kaynakları hayvancılık. Yaşam biçimleri göçebelik
2- a) insanlar olayları hep bir bahane bularak ondan olduğuna inanıyorlar ve olayları böyle kapatıyorlar
b) uzayda yaşam olup olmadığını merak ediyorlar.
SAYFA 18 ödevi cevapları:
1- a) parçalarda belli oluyor
b) olağanüstü nitelikleri ortaya koyuyor
c) çözüm bulamadıkları konulara olağanüstülük katmışlardır.
SAYFA 19 ödevi cevapları:
2- destanları milletler dilden dile yaşatıyorlar. Her millet bir destan dönemi yaşamıştır
SAYFA 20 ödevi cevapları:
1- E
2- D, D, D, Y
3- C
4- mitolojik
SAYFA 21 ödevi cevapları:
Hazırlık sorusu: nesilden nesile ağızdan ağza aktarılarak günümüze ulaşmıştır. Bir de kaşarlı mahmutun divan-ı lügatit türk adlı kitabında yazmaktadır.
SAYFA 23 ödevi cevapları:
1- ergenekondan çıkmak için yol aramaları ve çıkmaları
Börtö çenenin bütün boylara haber göndererek ergenekondan çıktıklarını haber vermeleri
Tatarlarla tekrar savaşıp kazanmaları
2- a) vergi alınmış, devlet yapısı güçlüymüş.
Zihniyet: bağımsızlık için uğraşmaları
Hayvancılıkla uğraşıyorlarmış. Çadırları ve sürüleri varmış.
b) Türkler kağanlar tarafından yönetiliyormuş. Göçebelikten yerleşik hayata geçmişler. Savaşçı bir millet.
3- nevruz bayramı

SAYFA 24 ödevi cevapları:
1- A
2- D
3- Y, D, D
4- sözlü edebiyat ürünleri söylendikleri dönemin özelliklerini taşır. Geçmiş dönemlerin yaşam biçimleriyle ilgili bilgi verir. Bundan dolayı türk kültürü için önemlidir.
5- sözlü edebiyat ürünü: destan
Türk destanlarındaki ortak motif: demir
Ergenekondan çıkış günü: nevruz
6- mitolojik, mit

Etkinlik ödevi cevapları:
Kam: büyücü, doktor
Baksı: büyücü, doktor
Ozan: halk şairi
Şaman: din adamı
.SAYFA 25 ödevi cevapları:
1- sevindikleri zaman insanlar dışa dönük olurlar. Mutluluklarını belli ederler. Yüzleri güler. Ölümler karşısında üzülürler ve içlerine kapanırlar.
2- ağıt ve mersiye de ölüm karşısında duyulan duygudan bahsedilmiştir. Gazel ve güzelleme de aşktan bahsedilmiştir.
SAYFA 27 ödevi cevapları:
1- a) ölüm, acı, yas, son
b) bunu yapması kolay yaparsınız
c) inanmadıklarını göstermek için
2- a)
1. dörtlük: -dı mu, -di mü: redif , -l: yarım uyak
2. dörtlük: -tur, -tür: redif
3. dörtlük: -ok: redif
4. dörtlük: -rup, -rıp: redif
5. dörtlük: -yu, -yü: redif
6. dörtlük: -dı, -di: redif
7. dörtlük: -dı, -di: redif
8. dörtlük: -dı, - di: redif
9. dörtlük: -çıdı: redif, -n: yarım uyak
b) ölçü: 7li hece ölçüsü, kalıp: 4+3
c) anlamı kuvvetlendirir
ç) tema: alp er tunganın ölümü, konu: ölüm
3- deyimler:
- bent, benzi sarardı
- öç almak
- feryat etmek
- yarayı deşmek
- niyet etmek
4- a)
Kişileştirme ödevi cevapları:
- dağların başı (bile) kertilir
- felek iyice zayıfladı
Benzetme:
- erkekler kurtlar gibi hep birlikte uluyor
- (yüzlerine) safran sürülmüş (sanırsınız)
Abartma:
- yakalarını yırtıyor ve çığlık atıyorlar

- (bu etler vücuttan sarkıyor ve) yerlere değip sürükleniyor
b) şiire zenginlik katıyor ve akılda daha kalıcı olmasını sağlamaktadır.
SAYFA 28 ödevi cevapları:
1- 1. koşuk: bahar
2. koşuk: zafer(savaş)
3. koşuk: ayrılık(vefasız sevgili)
2- a)
1. koşuk: -şıp, -şip: redif
2. koşuk: -uldı: redif
3. koşuk: -dım, -dim: redif
b) ölçü: 7li hece ölçüsü, kalıp: 4+3
3- deyimler:
- yüz yüze gelmek
- hayretler içinde kalmak
- yerden bitmek
- kurulmak
- ekin biçmek
SAYFA 29 ödevi cevapları:
4- kişileştirme:
- mor ile yeşil yüz yüze geliyor
- ve birbirlerine sarılıyorlar
Benzetme:
- düşman) askeri ekin (biçilir) gibi biçildi
- (gözlerim) yağmur gibi kan(lı yaşlar) saçıyor (şimdi)
Abartma:
- insan(bu renk cümbüşünü görünce) hayretler içinde kalıyor
- yuvarlak otağ(ım) kuruldu
ANLAMA VE YORUMLAMA
Sagu ile koşuk arasındaki benzerlikler:
İkisi de sözlü edebiyat ürünüdür. İkisi de 7li hece ölçüsüyle yazılmıştır. İkisinde de deyimler ve edebi sanatlar vardır. Her ikisi de dörtlüktür. İkisinin de kalıbı 4+3 tür. Uyak şemaları aynıdır.(düz uyak)
Farklılıklar:
Sagunun nazım şekli: sagu
Tema: acı
Koşukun nazım şekli: koşuk
Tema: sevinç, savaş, aşk
SAYFA 30:
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME
1- D
2- ağıt
Doğa, aşk, yiğitlik
3- eski devlet büyüklerinin ölümü üzerine söylenen ağıt: sagu
Coşku ve heyecanın dile getirildiği manzume: koşuk
Eski Türklerde şair, din adamı: şaman
4- Y, D, Y, D
SAYFA 37 ödevi cevapları:
1- oğuz kağanın doğuşu. Oğuzun gençliği. Oğuzun göğün kızı ile evlenmesi. Oğuzun yerin
Kızı ile evlenmesi. Oğuz hanın Türklerin büyük kağanı olması. Oğuz hanın batıda idil boyu akınları. Oğuz hanın Kıpçak akını. Karluk türk boylarının türeyişi. Kalaç türk boylarının türeyişi. Cürçed akını ve kanglı türk boylarının türeyişi. Oğuz hanın güney akınları. Oğuz hanın altı oğluna hanlık vermesi. Oğuz hanın büyük bir şölen vermesi.
TİP ÇÖZÜMLEME TABLOSU:
Tip nasıl bir insandır?
- olağanüstü özelliklerle doğmuş ve büyümüş. Halkı için hiçbirşeyden korkmayan kişidir.
Tip durağan mıdır, dinamik midir?
- dinamik
Destanın hangi kısmı sizin tip hakkında böyle düşünmenize neden oldu?
- doğuşu ve gençliği. Yaptığı savaşlar. Türk boylarının üzerine gitmesi
Sosyal ortam ve çevre bu tipi nasıl etkilemiştir?
- olağanüstü özellikler sergilediği için halkın ondan beklentisi fazladır
Bu tipin sizin toplum yapınızdan farkı var mı?
- var
Bu tipin diğer tipler üzerinde etkisi var mı?
- var
Tip kendi kişiliğinin farkında mı?
- farkında
Sizce gerçek hayatta bu destandaki tip gibi davranan biri olabilir mi?
- olamaz
SAYFA 38 ödevi cevapları:
3- a) kağanların kağanı, yerin göğün kağanı, türk boylarının dize getirilişi
b) oğuz kağanın hayatı
4- hayır. Birilerinin benden bu kadar çok şey beklemesi beni rahatsız eder
5- zaman: belirli bir zaman dilimi yoktur
Mekan: idil boyu, Kıpçak boyu, orta asya
Mekanın anlatımı: sadece yer isimleri verilmiş
Kişiler: oğuz kağan, 6 oğlu, 2 eşi
Kişilerin olay örgüsündeki işlevi: oğuz kağan akınlar yapmakta ve halkın beklentilerini yerine getirmektedir
6- a) birçok var
b) dilden dile, nesilden nesile aktarılarak bu hale gelmiştir
2. etkinlik: İslamiyet öncesi türk edebiyatı dönemi
8- ilahi bakış açısıyla bahaeddin ögel

SAYFA 40 ödevi cevapları:
1- nesnel bir anlatım sergilemiştir. Gören birisi olarak anlatmıştır.
2- olaylar günlük dilden alıntılar yapılarak lirik bir dil kullanılmıştır. Manzum bir şekilde yazılmıştır.
3- bunlarla beraber dile coşku gelmiştir
4- destan dili abartılıdır. Doğal dil sade bir yapıya sahiptir.
5- destan dili karışık, abartılı, liriktir. Gerçekçi değildir. Roman düzdür. Olağanüstülük yoktur. Gerçeğe yakındır.
6- amaç toplumu eğitmektir. Destanlarda idealize edilen tipler sayesinde toplum düzeninin yükseltmektedir
7- varolan döneme ait dönemin özelliklerini içerir. Nesilden nesile aktarılırken olağanüstülük artmıştır
8- o dönemin kahramanlıklarının nasıl geçtiğini anlatır
SAYFA 41:
Doğal destan ile yapma destan arasındaki benzerlikler:
Her ikisinde de olağanüstü öğeler vardır. Anlatımları liriktir. Topluma yer veren olaylar vardır. Temaları benzerdir. Toplumu eğitmek için yazılır. Manzumdur.
Farklılıklar:
Doğal destan: anonimdir. Belli bir oluşum süreci vardır. Mitolojik öğeler oldukça fazladır. Zamanı belli değildir.
Yapma destan: yazarı bellidir. Belli bir oluşum süreci yoktur. Mitolojik öğeler fazla değildir. Zamanı bellidir.
1-Tema nedir: kahramanlık, savaş, aşk, halkı ve toplumu derinden etkileyen olaylar ve bu olaylardaki etkili kişiler
Dil ve anlatım: manzume şeklinde yazılır
Mekan: bazen yer isimleri verilirken betimleme yapılır. Bazen de sadece yer isimleri verilir
Zaman: belirsiz bir zaman anlayışı vardır
Olay örgüsü: olağanüstü öğelerle zenginleştirilerek geniş bir olay örgüsü sağlanmıştır
2- bu dönem edebiyatı müzik eşliğinde dile getirilmiştir. Hece ölçüsü kullanılmıştır. Nazım birimi dörtlüktür. Döneme göre dil sadedir. Anonimdir. Dizelerde genel olarak yarım uyak hakimdir. Daha çok aşk, doğa ve ölüm konularını işler.
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME konusu:
1- C
2- D
3- E
5- D, Y, Y
6- ilyada
Toplumsal

SAYFA 43 ödevi cevapları:
1-Yazının icadından önce insanlık tarihi:
Yazının icadından önceki dönemde bilgiler gelecek kuşaklara aktarılmadan önce yok olmaktadır. Bu nedenle de ilerleme çok yavaş olmuştur. İnsanlar gündelik bilgilerle yetinmek zorunda kalmışrı.
Yazının icadından sonra insanlık tarihi:
Sümerlilerin yazıyı icat edişiyle birlikte bilgiler gelecek kuşaklara aktarılmış ve insanlık tarihi bu dönemden sonra hızlı bir şekilde gelişmeye başlamıştır
2- kısacası insanlar daha cahil olurdu.
SAYFA 44 ödevi cevapları:
1- yaptıkları savaşlar anlatılıyor.çinliler anlatılıyor. Ve bu abideyi diktirdiğini söylüyor.
2- sesleniş, öğütler, milletime uyarılar
3- azimli, olayları doğru değerlendiren, milleti için her türlü fedakarlığı yapmış olan biri
4- b) türk milletine, türk gelenek ve göreneklerine sahip çıkarsan yaşarsın
5- düzgün cümleler kurulmuştur. Cümleler kısa ve anlaşılırdır. Yabancı kelimelere yer isimleri dışında rastlanmamıştır.
SAYFA 45 ödevi cevapları:
6- a) hükümdarın tanrı tarafından seçilen kutlu birisi olduğuna inanılmıştır. Savaşlar yapıldığını anlaşmalar yapıldığını anlatmaktadır. Göktürklerin tarihi hakkında da bilgi edinebiliriz
b) günlük yaşamda kullanılan unsurların alfabeye yansıdığını görüyoruz.

SAYFA 46 ödevi cevapları:
Sözlü edebiyat: koşuk, sav, sagu, destan
Yazılı edebiyat: göktür yazıtları, Uygur kitabeleri
SAYFA 47 ödevi cevapları:
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME:
1- B
2- D
3- Y, D, Y, Y, Y
4- 8. yüzyıl
Göktürk
Yollug
.5- Orhun bölgesinde adına taş diktirilen kağan: bilge kağan
Orhun yazıtlarının bulunduğu ülke: Moğolistan
Orhun yazıtlarında kullanılan türk alfabesi: Köktürk alfabesi

SAYFA 49 ödevi cevapları:
BULMACA:
1- Moğolistan
2- mit
3- oğuz kağan destanı
4- klasik
5- Osman bey
6- ilyada
7- yuğ
8- tercümanı ahval
9- koşuk
10- sagu
11- nutuk
12- manaz
13- kurgan
14- alp er tunga
15- nevruz
16- ozan
17- tigin
18- Tanzimat fermanı
19- tonyukuk
SAYFA 50 ödevi cevapları:
1- A
2- E
3- A
4- A
5- sagu
Ağıt
Mersiye
Yapay ve doğal
6- Y, Y, D, Y, D
7- B
8- din değişiklikleri, medeniyet değişiklikleri
9- C
10- D
11- A
12- C
13- E
14- D

Sayfa .53
Kültürel değerler ve değişimin nedenleri tablosu
Göktürklerde Kültürel Değerler:
1-Göktanrı inancı
2-Bu inancın etkisinin görüldüğü Göktürk Kitabeleri
3-Göktürk alfabesi
Uygurlarda Kültürel Değerler:
1-Budizm inancı
2-Bu inancın yansıdığı metinler
3-Uygur alfabesi
Değişim Nedenleri:
1-Din değişikliği
2-Yerleşik hayata geçilmesi
3-Hayat anlayışının değişmesi
Karahanlılarda Kültürel Değerler:
1-İslamiyet
2-İslamiyetin yansıdığı eserler
3-Karahanlı Türkçesi
4-Arap alfabesi
Değişim Nedenleri:
1-İslamiyetin kabulü
2-Din değişimiyle birlikte zihniyetinde değişmesi
Sayfa .53 2.Soru
Türkçenin Edebi bir olarak kullanılması ve değişmeyen öğeler Türkçe'nin kullanılmasıdır.Milliyetçilil ön plandadır..
S.53 Fotoğrafın yorumu
-konar göçerdirler.
-hayvancılık olduğu anlaşılıyor.
-atlar evcilleştirilmiştir.
-hanlıklarla yönetildiği anlaşılıyor


Yorum (yok) Yorum yaz!


3/11/2009 ·

10. SINIF  TARİH KİTABI SAYFA 17  PROJE ÖDEVİNİN YARISI

Yorum (yok) Yorum yaz!


29/10/2009 ·

TOPKAPI SARAYI

 

Fatih Sultan Mehmet İstanbul`u aldıktan sonra ilk yaptırdığı Eski Saray`dır. Eski Saray`ın yapımına 1454`te başlandı, saray bitinceye kadar Fatih Edirne Sarayı`nda uturdu. Sarayın yapımı 1457`de bitti. Sultan Mehmet yeni Saray`ı yaptırıncaya kadar bu sarayda oturdu. Yeni Saray yapıldıktan sonra, padişahlar Saray-ı Cedide Amire`de oturdular

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::